
Aynı konuyu daha önce de düşünüp yazmışlığım oldu.. Hazır Michael Ende'in "Bitmeyecek Öykü" kitabına başlamışken yeniden hatırladıklarım var..
Fantazya Ülkesine giriş yaptığım anda dolu dizgin hayallerin hüküm sürdüğü sayfaları ne kadar özlediğimi farkettim:) Çocuk kitabı zannetmeyin, değil..
Nasıl oluyor bilmiyorum ama şu "soğuk yapılı" Doğu Avrupa ülkelerinden çıkan masalların sıcaklığını ayrı bir seviyorum.. Keza Michael Ende de Alman.. Tıpkı H.C.Andersen gibi..
Vardır başka birileri de lakin şu anda aklıma gelmiyor..
Kitap okurken illa bir şeyler mi öğrenmeli, böyle kitapları okumak zaman kaybı mıdır konusunu da sıkça düşünmüş ama tartışma konusu yapmamıştım.. Yapmaya da niyetim yok.. Çünkü bazı "etiket" insanlar "şu görüşü savunup yaşıyorsan illa şu okunmalı, bu okunmamalı" konusuna takıldıklarından, ben kendi halimde kalmayı tercih ediyorum.. Ki ısrarla uzak durduğum konuları çok önceden de söylemiştim: acayip boş "kişisel gelişim" çöplükleri:)
Masalları ve büyülü öyküleri çok seviyorum:) Hayalperestliğimden kaynaklanıyor olabilir.. Hani şu oturdukları yerde dünyayı gezen tiplerdenim:)) Gerçekte gezdiği yerleri tekrar ziyaret eden değil, diyarları kendi kafasında kuranlardan..
Michael Ende'in diğer çok iyileri de şunlar: (bence)
** Momo
** Dilek Şurubu
** Cim Düğme ve Lokomotifçi Lukas
** Cim Düğme Vahşi 13'ler
Remla


